İnsan Hakları-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi » Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Uygulaması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İnceleme ve Yargılama Yöntemi 11. Ek Protokola Göre Hazırlanıp Genişletilmiş 10. Bası

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Uygulaması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İnceleme ve Yargılama Yöntemi 11. Ek Protokola Göre Hazırlanıp Genişletilmiş 10. Bası

    Yazar: A. Şeref GÖZÜBÜYÜK - Feyyaz GÖLCÜKLÜ

    Yayın Evi: Turhan Kitabevi Yayınları

    Basım Yeri: Ankara

    Basım Tarihi: 2016

    Sayfa Sayısı: XIX+560 s.

    ISBN: 975-7425-32-X

    Boyut: 16X24 cm

    Durum: Karton Kapak

    Etiket Fiyatı:


    48.60 TL

    (KDV Dahil)

    • Ürün özellikleri
    • Taksit Seçenekleri
    • Yorumlar
    • Geri Bildirim

    XX. yüzyılın ikinci yarısını «İnsan Hakları Çağı» olarak nitelemek abartılı bir yaklaşım sayılmaz..Bu dönemde çabalar, insan hakları ve Özgürlüklerin kuramsal alandan çıkıp uygulama alanına girmesi, etkili bir güvence sistemine kavuşturulması yönünde olmuştur. 

          İnsan Haklarının Korunması ve güvence altına alınması, önceleri esas itibariyle bir iç hukuk, bir anayasa sorunu olarak görülmüştür. Bu yaklaşım günümüzde Türkiye için de geçerlidir. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması, Özellikle İkinci Dünya savasından bu yana devletlerin «iç işi» olmaktan çıkmış uluslararası bir nitelik kazanmıştır.

           Günümüzdeki anlamında İnsan Hakları, kişinin özgürlük  ve  onurunu güvence altına alan haklardır. Güvencenin, tek basma ulusal düzeyde tam olarak sağlanamayacağı  gerçeğim, İkinci Dünya Savaşı öncesi ve Savaş sırasındaki olaylar açıkça ortaya  koymuştur. Bunun sonucu olarak, İnsan Haklarının Korunmasının pozitif bir hukuk sistemi olarak, uluslararası kurumsal  bir mekanizmaya, başka bir deyişle yargısal bir güvenceye kavuşturulması etkin bir yol olarak görülmüştür.

           Gelenek, görenek ve değer yaraları, özellikle siyasal felsefeleri değişiklik gösteren uluslar topluluğuna yönelik evrensel ve yargısal bir koruma sistemini kurmaya çalışmanın gerçekçi bir yol olmayacağı anlaşılmıştır. Bunun sonucu olarak, Avrupa Konseyi çerçevesinde, bölgesel  bir  koruma mekanizması oluşturmak için «İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme» kısa adı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi yapılmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Sözleşmeci devletler kendi yetki alanları  içinde  bulunan herkese, bu  Sözleşmenin kapsamına giren hak ve Özgürlükleri tanımışlardır. Böylece birey, ulusal hukuk öznesi olmanın yanında, uluslararası hukuk öznesi, başka bir deyişle hak sahibi olmuştur, Sözleşmenin önemi güvence altına aldığı temel hak ve özgürlüklerden, ya da Avrupa Konseyinin temelini oluşturmasından değil, ortak güvence sistemine dayanan uluslararası yargısal bir denetim mekanizması kurmasından kaynaklanır.

           Bu sözleşmeden, Sözleşmeye taraf devletler için ortaya çıkan yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak amacı ile Avrupa insan Hakları Komisyonu ile Avrupa İnsan Hakları Divanı kurulmuştur. Sözleşmenin getirdiği mekanizmaya göre, güvence altına alınan bir hak, ya da özgürlüğün sözleşmeci devlet  tarafından çiğnenmesi durumunda «mağdur» olan birey, devleti, Komisyona şikayet edebilecektir. Bu mekanizma, uluslararası hukukta bir «ihtilal»   gerçekleştirmiş, bireyi ilk kez uluslararası  hukukta hak sahibi sapmıştır. Bilindiği gibi, hak sahibi olmadan bir hakkın etkili bir biçimde korunması da mümkün değildir. Gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile kurulan denetim mekanizması, gerekse bu mekanizmanın organları olan Komisyon ve Divan'ın 40 yılı aşan süre içindeki olumlu uygulamaları. İnsan Hakları alanındaki yargısal denetimin etkin ilk örneği olmuş ve sistem kendini kanıtlamıştır. Hukuk biliminde «Uluslararası İnsan Hakları Hukuku» adıyla anılan yeni bir hukuk dalının gelişmesine de Strasbourg organlarının katkısı büyük olmuştur.

           Avrupa Konseyi üyesi devletler İnsan Hakları sorunlarını, Avrupa insan Hakları Sözleşmesini ve bireysel başvuru hakkını ummakla büyük ölçüde çözmüşlerdir. Bunlar, Sözleşme organlarının kararlarına, ulusal yargı kararlarına olduğu gibi, saygı göstermeyi öğrenmişler; sözleşmeyi ihlâl mevzuattan kaynaklanmış ise mevzuatı, yok eğer uygulamadan kaynaklanmış ise uygulamayı sözleşmeye uygun duruma getirmişler, gereken durumlarla tazminat ödemekten de kaçınmamışlardır. Türkiye'de, Sözleşmeye karşı ilginin artması, Türkiye'nin ilk kez bireysel başvuru hakkını 28 Ocak 1987 de tanıması ile olmuştur. Böylece, Türkiye'nin yetki alanı içinde bulunan herkesin, Sözleşme ile güvence altına alınmış olan hak ve özgürlüklerinin çiğnenmesi durumunda, Türkiye’yi Komisyona şikayet edebilmesi yolu açılmıştır. 22 Ocak 1990 tarihinde de Divanın zorunlu yargı yetkisinin tanınması ile de Türkiye açısından sözleşme tam olarak işler bir duruma gelmiştir, Türkiye'nin, Sözleşmeye bireysel başvuru açısından işlerlik kazandırması için uzun yıllar beklemiş olması, Türkiye'de gerek mevzuattan, gerek uygulamadan doğan insan haklan ihlâllerinin sürüp gitmesine neden olmuştur.

           Sözleşmenin Türkiye’de de etkin bir biçimde uygulanması, hukukçuların Sözleşmeye ilgi duymaları, başka sözleşmeci devletlerde olduğu gibi zaman alacaktır. Bu zamanın kısaltılması, yönetimin ve halkın bilinçlenmesine, avukat ve yargıçların sözleşmeye karşı duydukları ilginin artmasına, yargı yerlerince Sözleşmenin uygulanmasına bağlıdır. Strasbourg organlarının bireysel başvurular nedeni ile alacakları her kararın, kuşkusuz Türkiye’de insan haklarının gelişmesine katkısı büyük olacaktır. İç hukukumuzun bir parçası olan ve uygulanması zorunlu bulunan Sözleşmenin, gereği gibi uygulanabilmesi için, Sözleşme organlarının içtihatlarının yakından izlenmesi gerekir. Komisyon ve Divan kararlarının, yalnız Türkiye ile ilgili olanlarının değil, diğer devletlerle ilgili olanların da yargısal çevrelere ve kamu oyuna duyurulması, uygulayıcılar için yararlı olacaktır.(Önsöz'den).

     

         Kitabın Bölüm Başlıkları:

     

     

    ·          Birinci kitap: Denetim mekanizması (kurumsal hükümler)

    ·          Birinci bölüm: Giriş; insan hakları kavramı, insan haklarının uluslararası düzeyde korunması; Birleşmiş Milletler Örgütü, İkinci Dünya Savaşı sonrasında insan  hakları ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa Konseyi ve "İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi", İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi", Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin kapsam ve özellikleri; sözleşmenin kapsamı, sözleşmenin özellikleri, sözleşme ve Türkiye; sözleşmenin Türkiye tarafından onaylanması, sözleşmenin iç hukuktaki yeri, Türkiye'nin sözleşme organları ile karşılaşması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile kurulan koruma mekanizması; kısa tarihçe: (Avrupa İnsan Hakları Komisyonu), Avrupa İnsan Hakları Divanı ("Mahkemesi")

    ·          İkinci bölüm: Mahkemeye başvuru; devlet başvurusu ve bireysel başvuru, mahkemenin yetkisi; mahkemenin kişi yönünden yetkisi (ratione personae), mahkemenin konu (madde) yönünden yetkisi (ratione materiae), mahkemenin yer yönünden yetkisi (ratione loci), mahkemenin zaman yönünden yetkisi (ratione temporis), mahkemeye başvuru ve başvurunun kabûledilirlik yönünden incelenmesi, başvurunun esas bakımından incelenmesi aşaması; olayların saptanması, dostça çözüm, soruşturmanın tamamlanması, karar aşaması, davanın (ilk veya ikinci derece olarak) Büyük Daire'de görülmesi, mahkeme kararının yorumlanması, kararlar ve son kararlardaki hataların giderilmesi, yargılamanın yenilenmesi, mahkeme kararlarının niteliği ve uygulanması; mahkemenin kararları kesindir, mahkeme kararlarını uygulama yükümü, mahkeme kararlarının iç hukuka etkisi ve uygulanması, mahkeme kararlarının uygulanmasının denetimi, Bakanlar Komitesi'nin 46. madde uyarınca aldığı kararlar, mahkemenin görüş belirtme yetkisi

    ·          Üçüncü bölüm: Genelsekreter'in sözleşme'den doğan görevleri; genelsekreter'in insan hakları alanındaki görevleri, 52. maddenin uygulanması

    ·          Dördüncü bölüm: Çeşitli hükümler

    ·          İkinci kitap: Sözleşme ile koruma altına alınan hak ve özgürlükler

    ·          Birinci bölüm: Genel olarak, sözleşme uygulamasına egemen ilkeler; sözleşme normlarının yorumu, otonom (özerk) kavramlar, "oranlılık" veya "ölçülülük" ilkesi ("proportionnalité";"proportionality"), ulusal takdir marjı (payı) ("marge d' appréciation"; "margin of appreciation"), ispat yükümü (beyyine külfeti); ispat ölçünü (standardı veya seviyesi) 

    ·          İkinci bölüm: Yaşam (hayat) hakkı; yaşam hayatının korunması, istisna hâller, işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muamele ve ceza yasağı, kölelik, kulluk ve zorla çalıştırma yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, âdil yargılama, ceza hükümlü yasaların geçmişe uygulanması yasağı, bireysel hayatın korunması özel hayat-aile hayatı-konut-özel haberleşme, insan özgürlüğü, düşünceyi açıklama ve haber alma özgürlüğü, örgütlenme ve toplantı özgürlüğü, 8, 9, 10 ve 11. maddeler hükümlerine getirilen istisnalar, ulusal makama başvuru, hak ve özgürlüklerde eşitlik, olağanüstü hallerde haklar ve özgürlükler, yabancıların siyasî faaliyetleri, hakların kötüye kullanılamayacağı ve kısıtlamaların sınırlılığı, yetki tecavüzü (amaç saptırma) yasağı, insan haklarını ve ana hürriyetleri korumaya dair sözleşmeye ek protokol (No. 1)

    Bankalara özel taksit seçenekleri :

    Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.

    Ortalama Değerlendirme » puan
    • -

    Ürün Etiket

    Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Uygulaması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İnceleme ve Yargılama Yöntemi 11. Ek Protokola Göre Hazırlanıp Genişletilmiş 10. Basıİnsan Hakları-Avrupa İnsan Hakları MahkemesiTurhan Kitabevi Yayınları

    Copyright © 2016 Turhan Kitabevi
    Adres: Yüksel Cad. No:8/32 Kızılay - Çankaya / ANKARA
    Tel: (0312) 418 77 60
    E-Posta: bilgi@turhankitabevi.com.tr
    Sepetinizde ürün bulunmamaktadır